BİLGİ ADASI
KEDİ VE KÖPEKTE ALLERJİ 5/1/2010 1:34:28 PM
 

Vücudun kendisi için zararlı maddelere karşı verdiği tepki olarak tanımlanan alerjiyi, organizmanın allerjenlere (allerji oluşturan yabancı maddeler) karşı geliştirdiği immun cevap olarak da tanımlayabiliriz.

Allerji tüm vücutta veya spesifik olarak bir organda görülebilir. Allerjen maddeye karşı organların gösterdiği bu reaksiyonlar klinik semptomlar olarak tespit edilebilir ve allerjilerin tanımlanmasını kolaylaştırır.

Kedi ve köpeklerde genel allerjik belirtileri olarak en başta deri reaksiyonları, kaşıntılar, kabuklanmalar, ülserasyonlar, eritremler, egzema, allopesi(tüy dökümü), ödem, seborrhee, ürtiker(döküntü) gibi lezyonlar olabileceği gibi daha şiddetli olgularda yüksek ateş, astım, ishal, öksürük, kolit, kusma, anafilaktik şok gibi ciddi genel reaksiyonlarla da seyredebilmektedir.

Allerjen nitelikte pek çok faktör olduğundan immunglobulin araştırmalarının bir çok materyale göre geniş kapsamlı olarak yapılması gerekir.

Allerjen maddenin veya allerjiye neden olan etkenin miktarının, allerjilerin oluşumunda önemi oldukça fazladır.

Allerjinin oluşmasında birincil derecede rol oynayan genetik yapı ve çevre ortak bir çalışma yaparak vücudun bağışıklık sistemini harekete geçirmektedir.
Atopik allerjiler spesifik immunglobulinler tarafından oluşturulan hipersensivite reaksiyonları olarak tanımlanır ve kalıtsaldır. Bu durumla ilgili olarak kedi ve köpeklerde görülebilen allerjik hastalıklar, atopik olarak da görülebilmektedir. Örneğin allerjik dermatitisler görülebileceği gibi atopik dermatitislerde görülebilmektedir.

Allerjilerin oluşmasında kalıtsal faktörler yanında çevresel faktörlerde oldukça önemli bir rol oynar. Paraziter invazyonların yoğunluğuna bağlı olarak görülen dermatitisleri özellikle kedilerde kıl kurdu, tenya ve kancalı kurtlara bağlı olarak allerjik reaksiyonlar  ve mevsimsel olarak görülebilen saman nezlesi gibi rinitisleri buna örnek olarak verebiliriz.

Kedi ve köpeklerde en sık karşılaşılan allerjik hastalıklara örnek olarak dermatitisleri, gıda allerjilerini, ilaç duyarlılıklarını, astım ve rinitis gibi solunum yolu hastalıklarını gösterebiliriz.

Allerjik dermatitislerin nedenleri çok çeşitlidir. Pirelerden kaynaklanan , özellikle kedi piresi tükürüğünde, sarcoptes uyuzunda , kene gibi dış parazitler  ile şiddetli güneş ışınlarına maruz kalma , kimyasal maddeler, besinler, ilaçlar, kontak dermatitise neden olabilen metal ve plastik gibi maddeler allerjik deri reaksiyonlarına neden olabilir.

Bunun sonucunda da hafif bir kızarıklık, kaşıntı ve tüy dökülmesiyle başlayan semptomlar etkene bağlı olarak farklılıklar gösterebilir. Yaygın veya bölgesel olarak görülebilen bu belirtilerin yanında vezikül, pustül ve eritem gibi lezyonlar da gözlenebilir.

Kedi ve köpeklerde allerjik reaksiyonlara neden olan ve hayati önem taşıyan bir etkende arı sokması, yılan ve akrep ısırmasıdır. Örneğin bir veya daha fazla sayıda arının sokması durumunda zehirin yaptığı toksik etkiye bağlı olarak veya özellikle dilde oluşan arı sokmalarında lokal şişkinlikler nedeniyle solunumun engellenmesi sonucu ani ölümler şekillenebilir.

Gıda allerjileri çoğu zaman deride hipersensivite reaksiyonlarının görülmesiyle belirir. Ancak sindirim sisteminde de ishal ve kusma gibi reaksiyonların şekillenmesine de neden olabilir.

Allerjik nedenlere bağlı olarak genellikle bahar aylarında sıkça görülen allerjik rhinitis olgularında sürekli bir burun akıntısı ve hapşırma gibi belirtiler yanında göz yaşı akıntısı ve solunum güçlüğü de görülebilir. Allerjik nedenlere bağlı olarak görülen astım olguları kedi ve köpeklerde sık karşılaşılan bir durum olmamakla birlikte spesifik belirtisi solunum güçlüğüdür.

Petlerde allerjilerin oluşumunda kalıtım kadar beslenmenin de önemi büyüktür. Alınan gıdaların vücutta parçalanması sonucu oluşan maddelere karşı organizmanın antijen oluşturması ve bu nedenle de allerjik reaksiyonların görülmesi mümkündür. Bu konuyla ilgili olarak köpeklerin özellikle de Irısh Setterlerin glutene olan duyarlılığı iyi bir örnektir.

Gıda alerjisine yatkınlığı olan kedi veya köpeğin beslenmesinin düzenlenmesi gerekir. Bu amaçla protein kaynağı olarak kuzu eti, karbonhidrat kaynağı olarakda pirinç kullanılan mamalar veya yağ asitlerince zenginleştirilmiş özel diyet mamaların kullanılması zorunludur. Ayrıca allerjiye neden olan etkenin laboratuvar testleri sonucunda mümkünse tespiti yapılmalı, allerjik etken veya etkenler uzaklaştırılmalıdır.

Allerjinin tespit edilmesin de pet sahiplerinden gıda ve yaşam ortamı konusunda alınan detaylı bilgiye ihtiyaç duyulur. Teşhis konulduktan sonraki dönemde de en büyük görev hasta sahibine düşmektedir. Allerjiye neden olan etkenlerin uzaklaştırılması ve allerjik gıdaların verilmemesi petinizin rahat bir yaşam sürebilmesi için yegane çözümdür.

BUNLARA DA GÖZ ATABİLİRSİNİZ



ANKET

Evcil Hayvanınızın Aşıları Hakkında Bilginiz Varmı?
Evet Bilgim Var

Hayır Bilgim Yok

Kulaktan Dolma Bilgiliyim

Hiç Anlamam



Şu ana kadar 1976 kişi oyladı.