shadow

*Köpeklerin ateş, kanama ve pıhtılaşma bozuklukları ile karakterize bulaşıcı viral bir hastalığıdır.

Hastalığın etkeni nedir ?

*Canine adenovirus tip 1 (CAV-1) virusudur. Başta karaciğer olmak üzere diğer vücut organlarını da (sindirim sistemi, solunum sistemi ve sinir sistemini) etkiler.

Bulaşma Nasıl Olur?

*Hasta hayvanların burun akıntıları ve idrarları ile virus etrafa yayılır ve tüm dünyada yaygın olarak görülür. Hastalığı atlatan iyileşen köpekler 9 aydan fazla idrarlarıyla etkeni etrafa bulaştırmaya devam edeceklerdir. İyileşseler bile etkeni çevreye ve diğer köpeklere bulaştıracaklardır. Primer bulaşma yolu hasta köpekle temastır. Kontamine gezi alanları, kafesler, mama kapları, eller, ayakkabılar..vb. kaynaklar virusun bulaşmasına aracılık yaparlar. Hastalığa her yaştan köpek yakalanabilir. Ancak yavrular çok daha duyarlıdırlar.

Hastalığın gelişimi nasıldır ?

*Hastalık etkeni ilk üremesini tonsillerde ve bölgesel lenf yumrularına geçirdikten sonra, buradaki enfekte hücreler vasıtasıyla kan dolaşımına katılarak viremiyi başlatır. Kan dolaşımına giren virus, özellikle karaciğer paranşim hücreleri ile Retikuloendoteliyal sistem hücrelerine karşı yüksek afinite gösterir. Etken bu hücreleri istila etmek suretiyle hücrelerin hızla tahrip olmasına sebep olur ve sonuçta hastalıkla ilgili belirtiler ortaya çıkmaya başlar.

Belirtiler Nelerdir?

*Başlangıçta, virus tonsilleri ve larenks’i etkiler ve boğaz ağrısı, öksürük, ve bazen de pneumoniye (zatürre) neden olur. Virus kana karıştığında gözler, karaciğer, ve böbrekleri etkiler.

*Akut olaylarda beden ısısı 39.5 C’ile 40 C’ ye kadar yükselir.Hayvanda halsizlik, depresyon, iştahsızlık, şiddetli konjuktivitis, ağrı, duyarlılık ve gözlerde akıntı söz konusudur. Yine hasta hayvanların ağız mukozasında yer yer kanama odakları , tonsillerde şiddetli büyüme ve vücudun diğer mukoza yüzeylerinde değişik çap ve büyüklükte kanamalara rastlanır.

*Akut hastalarda şiddetli tonsillitisle birlikte farengitis ve lenfoadenitis tablosuda dikkati çeker.

*Hastalığın başlangıcında yüksek seyreden beden ısısı 1-2. günün sonunda düşer ve yaklaşık 24 saat bu şekilde devam ettikten sonra tekrar yükselebilir. Komplike olmamış şiddetli olgularda genellikle 3-5 günlük hastalık süresince iyileşme kendiliğinden ortaya çıkabilir.

*Fakat şiddetli gelişen olgularda karaciğer ve vücutta gelişen iç kanamalar ve hücre tahribatları nedeni ile hasta ölür. Çok genç olan yavrular önemli belirti göstermeden kısa süre içinde ölürler. Hafif seyreden bazı olgularda hastada kronik karaciğer bozuklukları gelişebilir.

*Bronşitis ve bronşiolitisin geliştiği hastalarda şiddetli öksürük vardır.Bazı hastalarda kanlı ishal görüldüğü halde, kusma görülmeyebilir.Karın duvarı gergin ve duyarlıdır. Basınç yapılması halinde kusma meydana gelir. Hastaların özellikle karaciger bölgesinin palpasyonunda şiddetli reaksiyon gösterdikleri saptanmıştır.

*Cornea virus nedeniyle kızarık ve bulanık görünür. Bu corneada ödem gelişmiş olduğunu gösterir. Gözlerdeki bu durum hastalığın “hepatitis blue eye” olarak isimlendirilmesine neden olur (Mavi göz karaciğer yangısı).

Tedavi  Nasıldır?

*İnfeksiyoz canine hepatitis için spesifik bir tedavi şekli yoktur. Ancak hasta hayvanları sekonder enfeksiyonlara ve dehidrasyona karşı korumak gerekir. Bunun için hastanın kaybettiği sıvı oranında hazır preparatlardan (% 5 dextroz, Laktatlı Ringer ve dengeli sıvı solüsyonları) deri altı ve damar içi uygulamak yararlı sonuçlar verir.  Yine sekonder enfeksiyonların riskini azaltmak için paranteral yolla 3-5 gün süreyle geniş spektrumlu antibiyotik uygulamaları yararlı olur. Ancak tetrasiklin grubu antibiyotiklerin yavru köpeklere verilmesi sakıncalıdır. Aynı şekilde korneal opasitenin geliştiği hastalarda kortikostreoid uygulaması kontraentikedir. Bunun yanında şiddetli kanamalarda kan nakli yapılmalıdır.

Hastalıktan Korunma ?

*Yavru ve genç köpeklerde tedaviler çoğunlukla başarısızdır! Onu korumanın tek yolu aşılamadır. Köpeklerin bu virusa karşı bağışıklıklarını sağlayabilmek için modifiye canlı aşılar mevcuttur.

*İlk Aşılama; 6 haftalık ya da daha büyük köpeklere 3′ er hafta arayla 3 doz uygulanır. Yıllık koruma sağlanır ve aşı her yıl tek doz olarak tekrarlanmalıdır.

Riskler Nelerdir?

*Aşılanmamış tüm köpekler her yaşta risk altındadırlar, bununla beraber, hastalık 1 yaşın altındakilerde daha yaygındır. Ölüm ilk belirtinin görülmesinden yaklaşık 2 saat sonra gerçekleşecektir. Ölüm öylesine ani ve beklenmedik gerçekleşir ki hastanın zehirlenmiş olduğundan şüphelenilir.

 

Author

Vet. Hek. Seracettin ÖZTÜRK

Related Posts

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>